Ana Sayfa
Forum
Chat Sohbet
Ziyaretci Defteri
Ekartlar
Aşk Sevgi
Komedi Mizah
Sms Güzel Sözler
Yemek Tarifleri
Astroloji Nedir?
Aşk Ölçer
Astroloji Yazıları
Çicek Falı
Burca Göre Diyet
Burclar 2006
Çin Astrolojisi
Element
El Falı
Erkeklere Özel
Kadınlara Özel
Kehanet
Renklerin Dili
Yıldız Name
Yıldızlar
Yükselen Burcunuz
Ünlülerin Burcları
Burc Güzellik Sırrı
Renk Falı


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2006'da Türkiye'de deprem olabilir mi?

29 Mart 2006'da Türkiye'den de izlenebilecek tam Güneş tutulmasına şahit olacağız. Son zamanlarda çeşitli kesimlerden bu Güneş tutulmasının Türkiye'deki fayları tetikleyebileceği yönünde yazılar okuyoruz. Bu konuyu hint astrolojisi bakış açısıyla incelemek istiyorum.

Güneş tutulmaları daha önce 2005 yılındaki Güneş tutulması ile ilgili yazdiğim yazımda da belirttigim gibi dünyada bir çok değişikliğe yol açar. Güneş yüksek otoriteleri ve kralı temsil ettiği eder. Güneş'in tutulması yani ışığının belli bir süre bile olsa kaybolması, bize kral seviyesindeki kişilerin mevkilerini kaybedebilecegini gösterir. Bu yüzden 29 Mart 2006'daki Güneş tutulmasında da dünyada bir çok ülkede devlet başkanlığı ya da hükümetler seviyesinde değişiklikler olabilir.

Ancak bu kez bizi ilgilendiren daha çok Güneş tutulmasının depremle ilişkisi olup olamayacağı. Son yıllarda bu yönde gözlemlerimiz artmış durumda . Güneş tutulmalarının ardından dünyanın çeşitli yerlerinde depremlere rastlandı. Bilim adamları da bu anlamda konunun incelenmeyi hakettiğini düşünüyor. Ancak günümüzde Güneş'in Dünya'ya jeolojik açıdan ne tür etkiler yapabileceği yönünde bilimsel açıdan henüz tatmin edici bir çalışma yok.

Astroloji ile ilgilenen kişilerin ve bilim adamlarının bu konuyla ilgili tartışmalarında bir noktayı eksik görüyorum. Bir görüşe göre son yıllarda her Güneş tutulmasının ardından deprem olmamış. Bu yüzden de bunu genellemenin yanlış olacağı şeklinde ortaya çıkan bir fikir var. Ancak tek başına Güneş tutulmasının herhangi bir depremle ilgili olarak tek başına etki veremeyeceğini sanıyorum. Tek başına hiç bir gökyüzü olayı, gezegenlerin yerleşimlerinden bağımsız olamaz. Bu yüzden her zamanki gibi kritik tarihlerdeki gezegen konumlarının incelenmesi gerekir. Güneş tutulmasından sonra gelecek günlerde yıkıcı etki olup olmamasına bakılması gerekir.

Daha önce de yine belirttiğim gibi işin astrologları ilgilendiren yönü, Güneş'in astrofiziksel etkilerinden çok, olumsuz gözüken bir doğa olayının Dünya'ya olan yansımasından yorumlar çıkarmak. Yani henüz çözemediğimiz fiziksel gerçekler üzerine kafa yormak yerine astrolojik bakış açısıyla olumsuz diye nitelendirilebilecek bir olayın, yani Güneş tutulmasının Dünya'da olabilecek olumsuz bir olaya işaret edebileceğini kavramalıyız. Çok basit düşünelim şimdi; Dünya'da neler olabileceğini düşünüyoruz, gökyüzüne bakıyoruz ve hayatı, canlanmayı temsil eden Güneş birdenbire ortadan kayboluyor. Biz astrologlar da dünyada olabilecek olumsuz bir olay gerçekleşebileceğini düşünüyoruz. Aslında mesele bundan ibaret.

Başka bir konu ise Güneş tutulmalarıyla hep İstanbul arasında bir ilişki aranması. Bu da bizi yanılgıya süreklemektedir. Güneş tutulmaları ülkenin bütünüyle ilgili olarak incelenmelidir, çünkü Türkiye'nin ortak bilinci ve yıldız haritası bence şehir şehir bölünemez.

İstatistiksel bakımdan Güneş tutulması deprem ilişkisi:

Son yüzyılın başından günümüze kadar dünyada olan Güneş tutulmalarının ve depremlerin zamanlarını karşılaştırarak bazı istatistiksel sonuçlara varmaya çalıştım. Buna göre ;

1. Dünyada 1900 yılından günümüze 238 Güneş tutulması olmuş. Bu süre içinde Türkiye'de ise 122 kez 5,0 ve daha üzeri şiddette deprem meydana gelmiş. Dünyada ise 96 kez can kaybına yol açan 5,0 üzeri şiddette deprem olmuş. Dünyada tabi çok daha fazla deprem olduğunu biliyoruz. Bu sayı sadece can kaybına yol açan depremlerin sayısı.

2. Türkiye'de gerçekleşen ve şiddeti 5,0 üzeri olan yaklaşık 122 depremden sadece 16'sında 4 ay öncesine kadar Güneş tutulması göremiyoruz. Ancak yılda yaklaşık 2 ila 3 Güneş tutulmasının gerçekleştiğini düşünürsek, burdan önemli bir sonuca varmak mümkün değil.

3. Dünyadaki 238 Güneş tutulmasından sonra 4 ay içinde Türkiye'de olan büyük deprem sayısı sadece 85.

4. Güneş tutulmalarından sonraki 1 ay içinde Türkiye'de 32 büyük deprem gerçekleşmiş. Bu Güneş tutulmalarından 23'ü Türkiye'den izlenebilmiş.


5. Dünyada gerçekleşen 96 can kaybına yol açan büyük depremlerden sadece 24'ü Güneş tutulmasından sonraki 1 ay içinde gerçekleşmiş. Yüzyıl içinde 238 Güneş tutulması olduğuna göre bu da oldukça düşük bir oran.

6. Depremlerden önce meydana gelen Güneş tutulmalarının arasında belli bir düzen yok. Yani bazı tutulmalar deprem bölgesinden izlenebilmiş, bazıları izlenememiş. Bazı tutulmalar tam, bazıları halkalı ya da parçalı tutulma. Yani Güneş tutulmasının türüyle deprem arasında ilişki kurmak mümkün değil.

7. Dünya depremleri de tek tek Güneş tutulmalarının izlendiği yerlerde mi gerçekleşmiş şeklinde yeni bir istatistik çıkarılabilir mutlaka. Ama bir kaç tanesini inceledim ve ortaya bir kural çıkmayacağını gördüm. Bu tür detaylı bir istatistik çok uzun süreceği için devam etmedim.

Bazı ilginç depremler:

  • Son yüzyılda meydana gelen depremler arasında bu yıl yaşanan Pakistan depreminin yanı sıra benim en çok ilgimi çeken 1933 yılinda gerçekleşen iki Güneş tutulması ve bunu takip eden iki deprem oldu. 24.02.1933 yılında gerçekleşen halkalı Güneş tutulmasının ardından 6 gün sonra 02.03.1933 tarihinde Japonya'nın Sanriku şehrinde 8,9 şiddetinde deprem gerçekleşmiş. Aynı yıl 21.08.1933 tarihinde yine halkalı bir Güneş tutulması olmuş ve bundan 4 gün sonra 25.08.1933 yılında bu kez Çin'in merkez bölgesinde 7,5 şiddetinde bir deprem olmuş. Özellikle aynı yıl içinde iki büyük depremin hemen tutulmaların ardından, hem de aynı bölge de meydana gelmesi sizce ilginç değil mi?

  • Bunun yanı sıra Güneş tutulmalarının ana kuşağı dediğimiz, yani tutulmanın tam olarak izlenebildiği bir kuşak var. Bu kuşak 2006 yılının Mart ayında Türkiye'den geçecek. Eski tutulma kuşaklarını tek tek inceledim. Geçmiş yıllarda 20 Mayıs 1966 tarihinde yine ana kuşak Türkiye üzerinden geçmiş ve kuşağın açısı 29 Mart 2006 tarihinde Türkiye'den geçecek Güneş tutulması ana kuşağıyla hemen hemen aynıymış. O zamanki tutulma kuşağı biraz daha batıdan geçmiş. 20 Mayıs 1966 tarihindeki Güneş tutulmasından yaklaşık 1,5 ay sonra 12 Temmuz 1966'da Varto'da önce 4 şiddetinde bir deprem, ardından da 19 Ağustos 1966'da 6,9 şiddetiyle geçen yüzyılın en büyük depremlerinden biri meydana gelmiş.

Depremlerin astrolojik açıdan incelenmesi :

Konuya girmeden önce hint astrolojisindeki maraka gezegenlerden bahsetmek sanırım doğru olur. Maraka gezegenler hayat sonlandırıcı gezegenler olarak adlandırılır. Diğer gezegenlerin de durumuna göre bir insanın hayatının sona ermesinde bu gezegenler önemli rol oynayabilirler. Kişinin hayatı sona ermese bile bu gezegenlerin güçlü transitleri ya da hayat devreleri kişiye zor günler yaşatabilir. Tabi bu ülkeler için de geçerlidir. Maraka gezegenler yıldız haritasının 2. ve 7. evlerinin yönetici gezegenleridir. Türkiye'nin yıldız haritasını bir kaç hafta önce bu köşede görmüştük. Buna göre Ay ( 2. evin yöneticisi ) ve Jupiter ( 7. evin yöneticisi ) Türkiye için maraka gezegenlerdir. Bu gezegenlerin transitlerine önemli olaylarda özellikle dikkat edilmesi gerekir.

Başka hatırlanması gereken konu ise, Sade Sati dediğimiz, Satürn'ün ana haritada Ay' a göre bir önceki eve girmesiyle başlayan ve bir sonraki evden çıkmasıyla biten transit dönemidir. Bu dönem harita sahibinin genel anlamda zayıf bir dönemidir. İnsanın bünyesinin zayıf dönemlerde çabuk hastalanmaya yatkın olması gibi, bu dönemi yaşayan kişiler ya da ülkeler olumsuz etkilere daha açık olabilirler.

Diğer önemli bir nokta da gezegenlerin güçlerinin burç değiştirdikleri zamanlar azaldığı. Örnek vermek istersek, Güneş bir burçta 29 dereceden büyük bir konumda gücünü oldukça kaybeder. Aynı şekilde yeni bir burca girdiğinde de 1 dereceye kadar çok zayıftır.

Bu bilgilerin ışığında bazı sonuçlara ulaşabileceğimi düşünerek geçen yüzyılda Türkiye'de meydana gelmiş 8 büyük depremin transitlerini inceledim ve deprem olan günler arasında bazı ortak noktalara rastladım.

  • Türkiye'nin ana haritasında Güneş'in bulunduğu ev, deprem zamanlarında önemli rol oynamış. Bu evden geçen Rahu, Ketu, Mars gibi gezegenlerin, depremlerin olduğu günlerde Türkiye'nin genel durumuna zarar verdikleri anlaşılıyor.

  • Jupiter'in derecesinin zayıf olduğu ya da ana Güneş'e görünüm yaptığı zamanlarda bazı depremlerin meydana geldiğini görüyoruz.

  • Türkiye'nin haritasında Mars Başak burcunda. Bu ev üzerinden geçen karmik gezegenler ( Rahu + Ketu ) Mars'la ilgili konuları sorun haline dönüştürmüş.

  • Türkiye'nin maraka gezegenleri Ay ve Jupiter yine Güneş'in bulunduğu evin üzerinden transit yaparken Türkiye'de depreme rastlanabilmiş.

  • Sade Sati dediğimiz olumsuz Saturn transiti Türkiye'ye zor günler yaşatmış.

  • Mars ile Satürn'ün kavuşumlarını, karmik gezegenler ile Mars ya da Saturn'ün kavuşumlarını, Türkiye'nin deprem yaşadığı günlerde özelikle görüyoruz.

  • Bu listeye daha fazla deprem inceleyerek analizleri artırmak mümkün. Ama bu etkiler deprem olmasa bile bir kişiye ya da bir ülkeye zarar verebilecek etkiler. Bence buna benzer sert etkiler her zaman depreme yol açacak diye bir kural yok, ama olumsuz daha değişik olaylar da yaşanabilir.

29 Mart 2006'dan sonra ne olabilir?

Astrologlar gelecekte olabilecek bir olayı analiz ederlerken, önce o yılın yavaş hareket eden gezegenlerin transitlerine bakıp yıllık etkiler hakkında fikir sahibi olurlar. Daha sonra hızlı hareket eden gezegenleri inceleyerek günlük etkilere kadar inmeye çalışırlar. Hayat devrelerinde de aynı yöntem söz konusudur. Ana devrelerden alt devrelere inilerek günlük olumsuz etkilere kadar inceleme yapılmalıdır. En azından ben böyle yapıyorum. Ama gelecek bir yıl boyunca olabilecek olayları incelemek, hatta anlık olabilecek bir olayı tarihine kadar hesaplayıp tahminde bulunmak kolay değildir. Ben de bu yüzden 29 Mart 2006' dan sonraki bir ayı inceleyerek ilginç gezegen oluşumları olup olmadığına bakmak istedim.

İlk göze çarpan etki, Nisan ayında Ketu gibi karmik bir gezegenin ana haritada Mars'ın üzerinden transit yapacak olması. Karmik etkiden, Rahu ve Ketu'nun bulundukları yerlerle ilgili o ülkenin çözemediği konuları, çözmesi ve sonuca ulaştırması için tekrar o ülkenin karşısına çıkarmasıni anlıyoruz. Ketu gibi Mars özellikleri taşıyan bir gezegenin Mars üzerinden transit yapması yıkıcı etkileri tetikleyebilir.

1 Nisan 2006 tarihinden itibaren ise Mars Boğa burcunda 29 dereceyi geçiyor ve İkizler burcuna doğru ilerliyor. İkizler burcu Türkiye'nin yükselen burcu ve Ay, Türkiye'nin bu evinde yer almış. Bu yüzden bu ev Türkiye için oldukça önemli. Mars bu evde 24 Mayıs 2006'ya kadar kalacak. Bu devreyi de genel anlamda Türkiye için kritik görüyorum.

Türkiye bu dönemde Sade Sati dediğimiz olumsuz Satürn döneminde bulunuyor. Bu dönem depreme yol açar diye bir kural yok, ama Sade Sati kişiliği zorlar ve engeller çıkarır. 2006 yılı Sade Sati'nin etkisini sürdürdüğü bir yıl.

İncelemek istediğimiz dönemin dasalarını da vurgulamakta fayda var. Güneş tutulması sırasında Türkiye Venüs / Mars / Mars devresinde bulunacak. Bu devre 07 Nisan 2006'da Venüs / Mars / Rahu devresine geçecek. Mars'ın 2006 yılında çok özel önem taşıdığını söyleyebiliriz.

Jupiter, maraka yani hayat sonlandırıcı gezegen olarak, Türkiye için daha önce depremlerde önemli rol oynayan Güneş'in bulunduğu beşinci evin üzerinden transit yaptığını görüyoruz. Diğer maraka gezegen Ay ise 3-5 Nisan 2006 tarihleri arası Türkiye'nin yükselen burcu üzerinden transit yapıyor. Bu tarihler biraz kritik gözüküyor.

Ay'ın Jupiter'in yanına gelip kavuşum oluşturduğu tarihler ise 13-15 Nisan 2006 tarihleri arası. Özelikle 12 Nisan'dan itibaren Güneş, tutulmadan sonra ilk defa 29:00 dereceye ulaşıyor, bu da Güneş'in zayiflaması demek. 17 Ağustos 1999 depreminde de karşılaştığımız bu durum 14 Nisan 2006'ya kadar sürecek. 17 Ağustos depremi tutulmadan sonra Güneş'in burç değiştirmeye başlaması ve Ay'in Türkiye'nin ana Güneş'inin üzerinden transit yapması sırasında gerçekleşmişti. Bu tarihler için de hassas ifadesini kullanmak yanlış olmaz.

Sonuç düşüncesi :

Eğer istatistikleri incelersek Güneş tutulmasıyla depremler arasında kural oluşturabilecek bir ilişki göremiyoruz. Ama buna rağmen tutulmaları izleyen çok yakın tarihlerde depremler oluşmuş. Bu da gerçekten yadsınamayacak ilginç bir durum oluşturuyor.

Depremlerin olduğu tarihlerin gezegen etkilerini incelersek, depremlere yol açabilecek oluşumlar görülebiliyor. Özellikle 29 Mart 2006 yılından sonraki günlerde gerginliği artırıcı ve depreme yol açabilecek bazı etkiler var. Ama deprem olacak ya da olmayacak şeklinde yorumlara girmek hem mümkün değil hem de doğru olmaz.

2006 yılının ülkemize sadece olumlu etkileri taşıması dileğiyle.

 

Diğer yazılar

Burçların illallah dedirten özellikleri

Sivri dilli astrologdan burç yorumları

Burcuna göre mayonu seç

Burcuna göre saç rengini belirle

2006'da Türkiye'de deprem olabilir mi?

Kan grupları fal gibi

Astrolojik Tatil Şeçimi

Burcunuzun Güzellik Önerileri